Petrol Sektörü Değer Zinciri

Petrol sektörü değer zincirinde ilk aşama upstream adı verilen petrolün araştırma, arama, tespit ve üretimi süreçlerini kapsayan kısmıdır. Petrol aramalarında uzmanların amacı, petrol kapanlarının tespitidir. Bu nedenle petrol aramaları, öncelikle bir jeoloji sorunudur ve özel bilgi ve teknik gerektirir. Yeraltındaki petrolün varlığını doğrudan gösteren hiçbir yöntem yoktur. 

  • Petrol aramacılığında ilk evre, hidrokarbonların mevcut olabileceği jeolojik açıdan uygun yerleri tespit etmektir. Bu aşamada havadan ve uzaydan çekilmiş fotoğraflardan yararlanılır. Petrol aranacak yörenin öncelikle sedimanter kayalardan oluşması gerekmektedir. 
  • Petrol oluşturmuş olması muhtemel ana kaya,
  • Oluşan petrolün içinde birikebileceği hazne kaya,
  • Hazne kayanın içinde petrolü kapanlayıp kaybolmasını önleyecek örtü kaya,
  • Bölgedeki kaya çeşitlerinin yayılışları, konumları ve jeolojik yaşları,
  • Yerkabuğundaki kıvrım ve kırıkların oluşturduğu yapısal şekiller ve kayaların çökelme ortamları detaylı bir şekilde araştırılmalıdır.  

Petrol ve doğalgaz sahalarının bulunması için öncelikle jeolojik etütler yapılır. Yerkabuğunun çeşitli fiziksel özelliklerini ölçmek için sismik, gravite, manyetik ve rezistivite gibi jeofizik etütler izler. Yeraltındaki hidrokarbon birikintilerini bulmak için en çok kullanılan yöntem olan sismik, suni bir kaynaktan yeraltına gönderilen ses dalgalarının çeşitli kayalardan yansıyarak yeryüzüne dönmesi ve jeofon adı verilen aletlerle kaydedilmesidir. Bu kayıtlar, bilgisayar programlarında işlenerek yorumlanır ve muhtemel petrol birikintilerinin yerleri tespit edilir. Ancak yeraltındaki bir petrol ve doğalgaz rezervuarının mevcudiyeti yalnızca kuyu açarak, üretim yaparak belirlenebilir.

  • Yeni bir petrol sahası bulma ümidiyle açılan ilk kuyuya arama kuyusu;
  • Petrol veya doğalgaz bulunan kuyuya keşif kuyusu;
  • Petrol veya doğalgaz bulunmayan kuyuya kuru kuyu;
  • Sadece su alınan kuyuya sulu kuyu;
  • Keşif kuyusundan sonra aynı rezervuar üzerinde keşfi teyit etmek ve sahanın büyüklüğünü belirlemek amacıyla açılan kuyuya tespit kuyusu;
  • Petrollü alanın büyüklüğü ve üretilebilir petrol miktarı saptandıktan sonra bu petrolü yeryüzüne çıkarmak için açılan kuyulara da geliştirme kuyusu veya üretim kuyusu denir.

Herhangi bir bölgenin petrol rezervi, o bölgenin petrol kaynaklarından ayrı ele alınmalıdır. Bölgedeki rezervuarlarda bilinen petrol ve doğalgaz miktarı, yerinde rezervi oluşturur. Ancak bu rezervin büyük bir kısmını üretmek mümkün değildir. Petrol yatağının yayılımı saptandıktan sonra hazne kaya içerisindeki yerinde rezerv ile bu miktarın ne kadarının üretilebileceği, yani üretilebilir rezervi hesaplanır.

Üretilebilir rezerv, petrolün niteliğine, hazne kayanın gözeneklilik ve geçirgenlik özelliğine bağlıdır. Bu oran ülkemizde sahaların niteliğine göre %5 ila %44 arasında değişmektedir. Bu oranlar haricindeki petrol, yeraltında kalmakta ve üretilememektedir. Petrol kaynakları, her zaman için rezervlerden çok daha fazladır. Çünkü yerinde rezerv, olası, bulunmamış ve geliştirilmemiş rezervlerle birlikte petrol üretilebilecek diğer kaynakları kapsamaktadır. 

Yeraltında gözenekli ve geçirgen bir ortamda bulunan hidrokarbonun rezervuardan kuyuya akmasını sağlayan temel mekanizmalar, üretimle oluşacak basınç düşüşü ile kayaç ve mayi genleşmesi, petrolün içinde erimiş halde bulunan gazın basınç düşüşü ile serbest hale gelerek genleşmesi, su itimi ve gravite etkisidir. Petrol, yeryüzüne açılan üretim kuyularından petrol haznesinin basıncı yeterli ise fışkırarak, basınç yeterli değil ise pompalar yardımı ile çıkar. Üretimde kullanılan başlıca teknikler şunlardır: Atbaşı,  kuyuya gaz enjeksiyonu, hidrolik, burgu ve elektrikli dalgıç pompa.

Rezervuardaki hidrokarbonların bu mekanizmaların yardımıyla kuyu içine akmasıyla gerçekleştirilen üretime birincil üretim denir. Rezervuara çeşitli mayilerin enjekte edilmesi ile nihai üretimin arttırılmasına ise ikincil üretim denir.

Değer zincirinde ikinci aşama,  çıkarılan petrolün boru hatları ile toplama istasyonlarındaki büyük tanklara, buradan da rafinerilere taşınmasını ve rafinerilerde çeşitli petrol ürünlerine (likit gaz, benzin, motorin, gazyağı, fuel-oil, asfalt, madeni yağ vb.) dönüştürülmesi, doğal gaz için depolanma süreçlerini kapsayan midstream’dir.  

Üçüncü aşama olan downstream’de ise dağıtımı yapılacak olan petrol ürünlerinin ve diğer girdilerin temini, terminallare tren, tanker v.s. aracılığı ile taşınması, buradan akaryakıt istasyonlarına ulaştırılması ve istasyonlar kanalıyla tüketicinin hizmetine sunulması anlaşılır.